|
|
|
|
Cuma, 25 Aralık 2009 11:24 |
|
24.12.2009 günü bir bayan meslektaşımız çok elim bir olaya maruz bırakılmıştır. Bir kadına yapılabilecek en vahşi saldırı olan tecavüzün bir meslektaşımızın başına gelmiş olması ızdırabımızı kat be kat artırmıştır. Bir bayan avukatın kaçırılması, cebir ve şiddete maruz bırakılması, tecavüz edilmesi barbarca bir eylemdir. En ağır kelimelerle lanetlemek bile olayın vahameti karşısında hafif kalmaktadır. Bu eylemi yapanlar insanlıktan nasipsiz aşağılık mahluklardır. Kelime haznemizdeki tüm galiz tanımlamalarla yapanları kınıyoruz. Bu hayvanca eylemi gerçekleştirmiş olanların yakalanmış olması teselli sebebidir. Devam edecek yargılama sürecini dikkatle takip edeceğimizi ve hak ettikleri en ağır cezayı almaları noktasında hukuken üstümüze düşen gayreti göstereceğimizin bilinmesini istiyoruz.
|
|
Perşembe, 10 Aralık 2009 15:32 |
10 aralık 1948 tarihinde bm genel kurulu’nda kabul edilen insan hakları evrensel bildirgesi’nin 61. Yıldönümünü kutluyoruz. Bildirge ile de kabul edilen en önemli insan hakkı yaşam hakkıdır. Bu hak anayasamız tarafından teminat altına alınmış temel haktır. Diğer bütün hak ve özgürlükler bu temel hak üzerine bina edilmiştir. Öncelikle bu anlamlı günde bu en temel haktan yoksun bırakılan şehitlerimizi minnet ve şükran hisleri ile anıyoruz. Devletimizin varlığı ve devamı, necip milletimizin huzur ve güvenini sağlamak için görev yaptıkları esnada Tokat’da şehit olan bu aziz vatan evlatlarına Allah’dan rahmet, ailelerine sabrı cemil niyaz ediyoruz. Bu saldırıyı yapanları da lanetliyoruz. |
|
Çarşamba, 02 Aralık 2009 11:12 |
|
Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini "hakkaniyete uygun değil" diyerek durdurdu. Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, YÖK'ün katsayı adaletsizliğini kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli kararıyla ilgili Danıştay'ı adres göstermişti. İstanbul Barosu da Kanadoğlu'nun çizdiği yolu izleyerek kararın iptali istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.
|
|
Çarşamba, 18 Kasım 2009 11:13 |
Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosunun yasa dışı telefon dinlemelerine ilişkin yapmış oldukları basın açıklamalarının, bir hukuksuzluğa son vermekten ziyade siyasi düşüncelerle hareket edildiği izlenimi hasıl etmesi sebebiyle katılmadığımız noktaları ayrıca ve açıkça belirtme ihtiyacı doğmuştur.Yasa dışı telefon dinlemelerinin savunulacak bir tarafı yoktur. |
|
Pazartesi, 16 Kasım 2009 15:33 |
Kurmay Albay Dursun Çiçek’in darbe planları yapmak ve terör örgütüne üye olmak suçlamasından dolayı 2. kez tutuklanmasının ardından 43 saat geçmeden tahliye edilmesi, hukukla ve adaletle telif edilmekte zorlanılan bir durumdur. İsnat edilen suç CMK 100.maddede sayılan ve katalog suçlar olarak tarif edilen suçlardandır. Üstelik belge aslı ve imzanın eli mahsulü olduğuna ilişkin Adli Tıp raporu ortadadır. Bu duruma rağmen mahkemenin delil yetersizliğinden ve sabit ikametgah sahibi olması gerekçesi ile tahliye kararı vermesi tartışmalı bir durum yaratmıştır.
|
|
Pazartesi, 29 Haziran 2009 15:23 |
|
"Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” la T.B.M.M. tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişiklik yapıldı.
Yapılan değişiklik ile CMK'nın 250. madde 3. fıkrası yeniden düzenlenmiş oldu. Bu düzenleme ile, 250. maddede gösterilen suçları işleyen askerlerin, savaş ve sıkıyönetim halleri dışında sivil mahkemede yargılanmasının yolu açıldı. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenin uyuşturucu madde imal ve ticareti, cebir ve şiddet suçları ile devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya karşı işlenen suçlar ve devlet sırlarına ilişkin suçlar, bu madde kapsamında değerlendirilecektir. AB mevzuatı ile uyum sağlanmasının, modern hukuk sistemlerinde olduğu gibi askeri yargı alanının askeri suçlarla sınırlı tutulmasının amaçlandığı düzenleme ile hukuk devleti olma yönünde bir adım daha atılmıştır. |
|
Perşembe, 21 Mayıs 2009 15:04 |
|
Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 'kayıp trilyon' davasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanabileceği hükmüne vararak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının vermiş olduğu takipsizlik kararını kaldırmış olması karşısında olaya ilişkin düşüncelerimizi belirtme ihtiyacı hissetmiş bulunmaktayız;
Cumhurbaşkanlığı makamı Türkiye'nin en yüce makamıdır. Cumhurbaşkanı Türkiye'nin birliğini, beraberliğini ve bütün Türk milletini temsil eder. Anayasa'nın 105. maddesi Cumhurbaşkanı'nın vatana ihanet dışında yargılanamayacağını çok açık olarak hükme bağlamıştır. “Cumhurbaşkanlarının mutlak dokunulmazlığı” söz konusudur. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, üst hukuk normunu görmezden gelerek bir karar vermiştir. Bu karar açıkça Anayasa'ya aykırıdır. |
|
Çarşamba, 08 Nisan 2009 17:27 |
|
Aydınlık Dergisi’nin Ergenekon Soruşturmasını yürüten savcıların değiştirilmesi yönündeki yayınları ve haberleri, Yargıtay Eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun savcı sayısının artırılması yönündeki açıklamaları, Barolar Birliği Başkanı Özdemir ÖZOK ve Yarsav Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun aynı konu ile ilgili açıklamaları ve son olarak HSYK’nın İstanbul adliyesine özel yetkili 3 adet Cumhuriyet Savcısı atamasının kamuoyunda bazı soru işaretlerine neden olduğu inancındayız. Dernek olarak endişemiz; bu davanın seyrini etkileyebilecek girişim, beyan, açıklama ve müdahaleler neticesi, kamu vicdanını tatmin etmekten uzak bir kararla sonuçlanmasıdır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekilinin atanan savcıların Ergenekon Soruşturması kapsamında olmadığı yönündeki açıklamalarına inanıyoruz. Soruşturmayı yürüten yargı mensupları ile ilgili her türlü atama veya görev değişikliğinin doğrudan yargıya müdahale olduğunu düşünüyoruz. Soruşturmanın seyrinin etkileyecek her türlü müdahaleden sorumluluk sahibi herkesin uzak durmasını bekliyoruz. Söz konusu dava Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Esas yönünden bu derece önemli bir davada usuli işlemlerde de aynı hassasiyet ve özenin gösterilmesi ve istismar etmek, kasıtlı olarak başka mecralara çekmek isteyenlere fırsat verilmemesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu konudaki endişe ve hassasiyetimizi kamuoyu ile paylaşma arzusu ile, KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SAYGI İLE DUYURULUR.
|
|
|
|
|
|