| Danıştay'ın katsayı kararı hakkında basın açıklaması |
|
|
|
| Çarşamba, 02 Aralık 2009 11:12 | |||
|
Danıştay 8. Dairesi İstanbul Barosunun dava açma ehliyetinin bulunmadığı savunmasına karşın öyle bir gerekçe zikretmiştir ki, artık bu gerekçe ile barolar her türlü yasal düzenlemeye ilişkin dava açabilir hale getirilmiştir. Böylesine geniş bir yorum hukukun sınırlarını zorlamak değil apaçık hukukta hiçbir sınır bırakmamak demektir. Oysa aynı daire daha önceki bir kararında: "1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ilgili maddeleri gereği yükseköğretim kurumlarına ortaöğretim kurumlarını bitirenlerin nasıl gireceğinin Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Yükseköğretim Kurulu tarafından saptanacağı..." şeklindeki bir kararla bu konudaki yetkinin Yükseköğretim Kurulu’nda olduğunu belirtmişti. İdari Yargı; yürütme organlarının iş ve eylemlerine ilişkin yerindelik denetimi yapamayacağı, usul yönünden denetim yapabilecekken Danıştay 8. Dairesi' aldığı son kararla kendisini YÖK yerine koymuştur. İşin sosyal ve ekonomik handikapları ile bireysel mağduriyetlere ve haksızlıklara yol açacak olması ise çok daha vahim ve üzerinde ciddiyetle durulması lazım gereken yönüdür. Yüksek yargı vermiş olduğu kararlar ile bireyin idare karşısındaki mağduriyetlerini giderici özgürlük ve refahını artırıcı kararlar ile yol gösterici ve ufuk çizici olması beklenirken maalesef ülkemizde tam tersi olmaktadır. Böyle bir görüntüden bir hukukçu olarak ciddi şekilde rahatsız olduğumuzu belirtmek isteriz. KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SAYGI İLE DUYURULUR. Av. Erhan Şahin
|



Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini "hakkaniyete uygun değil" diyerek durdurdu. Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, YÖK'ün katsayı adaletsizliğini kaldıran 21 Temmuz 2009 tarihli kararıyla ilgili Danıştay'ı adres göstermişti. İstanbul Barosu da Kanadoğlu'nun çizdiği yolu izleyerek kararın iptali istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.